KİŞİSELLİK Mİ, KİŞİLİK Mİ?
Bugün yaşadığımız dünya da insanın gerçek tanımı mevcut olmadığı gibi, kişilik eğitimi de yoktur. Kişilik bilimi eğitimi olmadığı müddetçe şikâyetlerin ardı arkası kesilmeyecektir. Şikâyette, eleştiride, sitemde, yorumlamada, beğenmemezlikte dibe vurmuş bir durumumuz vardır. Perişanlığın ve muhtaçlığın en ağır devrelerini yaşıyoruz. Kimse kılını kıpırdatmaya niyetli değil, herkes başkasından bekler olmuş.
İnsanlar için her konuda gerektirdiği kadar eğitim müessesi kurulmuştur. O kadar çok çeşidi olmuştur ki insanların köpekleri için bile eğitim çeşitleri vardır. İnsan aradığı her konuda (kendisi ve kendisine lâzım olanlar için) eğitim kuruluşunu bulur ve kendisini kişisellik adına yeteri kadar eğitebilir. Bunlar kişisellik adınadır, kişilik adına değildir. Kişisel olmak başka, kişilikli olmak başka şeylerdir.
Bugün dünyada bu kadar çok çeşitli eğitim kurumları olmasına rağmen; olmayan, henüz kurulamamış olan sadece şahsiyet eğitim kurumudur. Evet, dünya da şu anda tek olmayan eğitim kurumu KİŞİLİK ve ŞAHSİYET eğitim kurumudur.
Şahsiyet deyince; sevmek, sevilmek ve insanlar arasında güvenleşme, saygılaşmak akla gelir.
Saygı duyup, saygı göstermek ve buna karşılık sayılmak, saygı ile kabul edilen insan olmak her halde çoğunluğun istediği bir istektir.
Sevilip sayılmayan insan kimseyi beğenmez. Herkesi ve her kurumu suçlar, isyankar olur. Aşağılık duygusuyla yapmayacağı zarar yoktur.
Sevgi; Saygı kazanamayanlar, her konu da ne kadar çok eğitilmiş olurlarsa olsunlar hırçınlığı ve hainliği elden bırakamazlar. Öyleleri aldıkları eğitime bakmaz sayılamadıklarının hıncını herkesten çıkartmaya bakarlar.
İşte bunun için istiyoruz ki, diğer konularda kurulmuş olan eğitim kurumları gibi Şahsiyet eğitim kurumları da kurulsun ki insanlık rahat nefes alabilsin. |